Taraf'ın tarafına dair bugüne kadar çok şey söylendi.
Kimi bir cemaate yakın dedi, kimi Taraf'ı yılmaz bir özgürlük savaşçısı ilan
etti, kimi acaba kime hizmet ediyorlar diye sordu.
Taraf'ı yapanlar bu sorulara net bir yanıt vermediler ama bu hafta başından beri yaptıkları ya da yapmadıklarıyla bazı sorulara cevap olacak bir yayın politikası izlediler.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bush'a fırlatılan ayakkabının fotoğrafı dünya medyasında sadece iki yerde yayınlanmadı.
Bunlardan biri "Azılı Cumhuriyetçi olarak" bilinen, başyazarı eski Başkan Reagean'a basın danışmanlığı da yapan Washington Times.
Diğeriyse tüm masraflarını Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın karşıladığı Voice Of America değil, Taraf Gazetesi.
Bush'a fırlatılan ayakkabının fotoğrafı Pazartesi günü Taraf'ta yoktu.
Anadolu Ajansı'na Pazar akşamı saat 20:06'da düşen bu haberin baskıya erken giden Taraf'ta olmamasını normal karşıladım.
Ama ne hikmetse Bush'a fırlatılan ayakkabının fotoğrafı Salı günü yapılan haberde de kendine yer bulamadı.
"Her yerde kullanılan bir fotoğraf 24 saat sonra kullanılır mı?" diye düşünenler olabilir.
ABD Başkanlarının kafasına gün aşırı ya da ayda veya yılda hatta her başkanlık döneminde ayakkabı fırlatılıyor olsa bu durum tartışılabilir.
Oysa bir Amerikan Başkanı'nın kafasına ilk kez ayakkabı fırlatıldı, üstelik bu eylem Amerika tarafından işgal edilmiş bir ülkede yaşandı..
Yine de tüm iyi niyetimizle Taraf'ın bu görüntüyü diğer mecralarda da yer aldığı için kullanmadığını düşünelim.
Peki o ayakkabının hedefi Başbakan Erdoğan ya da Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olsaydı Taraf aynı tavrı gösterir miydi?
Bugüne kadar izledikleri yayın çizgisine bakacak olursak bu soruya verilecek tek ve kesin yanıt hayırdır.
O zaman bir gazete ABD Başkanı'nın onuru ya da vesairesini yayınlandığı ülkenin Başbakanı ya da Genelkurnay Başkanı'nın onuru ya da vesairesinden nasıl ve neden daha üstün tutar?
Mesela Alper Görmüş, görülmeyen Bush fotoğrafı için köşesinde neler yazar ya da yazabilir?
Amerika'daki kariyerini garip bir şekilde yarıda kesen Yasemin Çongar acaba bu durumu nasıl açıklayabilir?
Veya kötü niyetli bir niyet okuyucusu olma konusunda eşsiz örnekler veren Yıldıray Oğur buradaki niyeti nasıl okur?
Yoksa mahallenin yaramaz çocuğu denilen Taraf aslında USA çocuğu mu?
|