Yazı No: 3 Çetin Altan, Yaşar Kemal, Alaeddin Yavaşça ve Turgut Cansever için...
Yayın Tarihi: 19.12.2008 - 17:27 - 667 defa okundu.
Karakter Boyutu:
Bodrum'da 700 yaşında olduğu tahmin edilen bir zeytin ağacı vardı Gündoğan sahilinde.
Sabahları denize girip çıkan, akşamları da siyaset tartışan bizleri seyreder ve herhalde "Ben sizin gibi nicelerini gördüm" derdi.
12 Eylül askeri müdahalesi ertesinde Avrupalı konukların da bulunduğu bir grupla, Mavi Yolculuk yapıyorduk. Fethiye dolaylarındaki bir antik kente yolumuz düştü. Gruptakiler bana "Buradaneolmuşanlatsanabize" dediler. Yolculuk boyunca Herodot Tarihi okuduğum için, bu kıyılarda olup bitenleri mutlaka bildiğimi düşünüyorlardı. Ben de o antik kentin öyküsünü anlatmaya başladım onlara: - BuradabirkonsülFerrosvarmış.AncakgeneralKozmos'laarasıaçılmış.SonundaKozmosdarbeyapmış, dedim. Gruptakiler anlattıklarımı dikkatle dinliyorlardı. Dayanamayıp güldüm, - Birdüşünün.FerrosDemirel,KozmosdaEvrendeğilmi, dedim. Güncel olayları ve özellikle kavgaları izlerken, hep Gündoğan'da bizi seyreden 700 yaşındaki zeytin ağacını düşünürüm.
Herkesöfkeli Yüksek yargıdaki karşılıklı açıklamalar üzerine dün yine herkes büyük açıklamalar yapıyordu: - Buyargıkrizidir... - Artıkkimseneyegüveneceğinibilmiyor... - Buortamdaseçimleregölgedüşer... Bırakın 700 yaşındaki zeytin ağacını, 82 yaşındaki basın çınarı Çetin Altan bile kim bilir hangi ruh haleti içinde izliyordur günceli? Dün bunun ipuçlarını Milliyet'teki köşesinde şöyle vermişti: "Uzayçağıbirküreselleşmesüreci... Küreselekonomikkrizegelince. İnsanlar,yerelpolitikacılarınvebürokratlarınhangilükslerivesavurganlıklarıyüzünden,"açlıksınırlarınınaltındayaşamak"ve"soğuklardaısınmaktanyoksunkalmak"durumunadüşüyorlar?Busorununyanıtı,tüminsanlığınortakbilincindealevleninceyedek;sürecektirbukriz,hiçkuşkunuzolmaya... Olaki,40 - 50yılsonraşusatırlara,gözükazaradeğersebirmeraklının;bendeniziçin: - Yadangalağıntekiymiş,diyecektir;yadahaklıymış..." Çetin Altan'ın Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "KültürveSanatBüyükÖdülü" nü aldığını öğrenince, O'nunla birlikte geçen yılları, yaşadıklarımızı, ortak sevinçlerimizi, kederlerimizi düşündüm. Çetin Altan'ı tanımamın üzerinden 40 yıl geçti. Ve bugün ben onun için "Haklıymış" diyebiliyorum.
YaşarKemal Geçenlerde de Yaşar Kemal, Alaeddin Yavaşça ve Turgut Cansever Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri'ni alırlarken, aynı duygular kaplamıştı içimi. Yaşar Kemal'in ödül konuşmasının özellikle şu bölümünde kendimi bulmuştum: - Benimmaceralarıminsanıngizeminivermekiçindi.Düşgücünegelince,bugündesonsuzdüşlerkuruyorum.Düşgücünüyitireninsanınhiçbirumudukalmaz.Umut,düşgücününyarattığıveinsanoğlununsahipolduğuenbüyükdeğerlerdenbiridir. Pazar akşamı da Alaeddin Yavaşça ile, birlikte Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın evindeki fasla katılıyorduk. Hepimizin dudağında Yavaşça'nın "Başkasözsöylememaşktanyanaben" şarkısı vardı. Ne dersiniz? Bizim şarkımızı öfkeler ve tepkiler mi, yoksa sevgiler ve birliktelikler mi şekillendirecek?
0 kişiden ortalama 0,00 puan.
Henüz oy kullanılmadı!
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız yada üyeliğiniz var ise giriş yapmanız gerekmektedir.