Tükenmiş sevgiler
Yırtık kavuşmalar
Sancılı bekleyişler
Panflütün sarıp-sarmalayan
ezgileri yok bu kentte
İnsanlar iki yüzlü
Dostluklar kapı-duvar
Yalnızlıklar katmerli
Çocuk gülümsemesi
yok sokaklarda
buluşmalar da telaş
kaldırılan kadehlerde yalan
gözlerin dili de anlaşılmaz
Cinlerle periler
karışmış bu Şehirde
Eller sıkıca kenetlenmiyor
Sevginin kökü kurutulmuş
Tutkular yıldızlar gibi
kayıyor bir bir, peşisıra
Umutlar!
Yoksula bile ekmek değil artık
Yazık!
Kırık kalpler diyarında
İşim ne artık
Ellerim ellerini kovalıyor
Sevgim, gözlerinin peşinde
Tutkularım, darağacından
kurtulmaya çalışıyor
Yüreğinm kaçma telaşında
Adresim, bilinmezler sokağı
Mekanım, umutsuzlar çıkmazı
Numara!
Bilinmiyor
Aslında numara başkalarında
Bu kent benliğini yitirmiş
Bu kentin ağaçları Işıksız
Göğü yıldızsız
Bu kent tatsız
Bir hoşça kal çıkıyor ağzımdan
Evet, hoşça kal
Dökülen dudaklarımdan
Bu bir elveda
Bu bir kaçış
Bu yokoluş
Benim işim yok burada
Ben yeni ufuklara koşuyorum
Düşlerini yitiren
bu kentten
bir daha dönmemecesine
kaçıyorum.